Bolu’ya gittiğime çok pişman oldum

Son Türkiye Şampiyonu İsrafil Akyüz, ‘kopilot’ olarak katıldığı son Baja Bolu yarışından dolayı yakın çevresinden çok ve sert eleştiriler aldı ve hatta bir de itiraz yedi. Yarışı 3’ncü tamamlamış olmalarına karşın, Bolu’dan mutsuz ayrıldı. İsrafil Akyüz, Baja Bolu olayının arka planlarını tüm çıplaklığı ile samimi olarak anlattı.

“Baja Bolu’ya katılmış olmam planlı programlı bir iş değil. Perşembe akşamı, kopilotum Mert Tepe’nin hanımı doğum yaptı, bir diğer yarışçı ve ortak arkadaşımız arayarak bilgi verdi. Devamında, Ankaralı Bajacı Erkan için de ‘yarışa katılmayabileceği’iddiasını seslendirildi. Mert’i aradım, ‘gözün aydın, çocuk nasıl’ demek için, ardından Ankara’dan Erkan’ı aradım, yarışa katılmayacağına dair bu iddiayı sordum, kopilotluğunu yapacak olan Mert’in hanımın doğum yaptığı için kopilotsuz yarışamayacağını söyledi. Ben de ‘bulursun başka bir kopilot yarışırsın’ dedim. Bunun üzerine bana dedi ki, ‘kopilot bulamıyorum. Gel beraber yarışalım’. Ben de, önünü arkasını hiç düşünmeden, ‘olur, gelirim’ dedim. Yarışa gidip kafa dağıtmayı düşündüm, niyetim buydu. Bu, yanlış algılandı, hiç tahmin etmedim olayların buraya gelebileceğini. Yanlış anlaşıldığı için, cumartesi günü yarışmama kararı da aldık. Prologe etabına çıktık ve ben kullandım. İlk gün ilk etap kopilottum, ikincisinde ise ben kullandım. Akşam otelde oturduk, ortak yarışçı arkadaşımız geldi yanımıza, dedi ki bana, ‘senin buraya gelmen yanlış anlaşıldı, bunu düzeltmemiz lazım’. Hep beraber oturduk konuştuk, ‘son etaba çıkma, diskalifiye olursunuz, yarıştaki bu tatsızlık ta böylece ortadan kalkar’ denildi. Ben de dedim ki, ‘madem öyle, hiç çıkmayalım, çünkü 3’ncü etapta başımıza bir şey gelirse derdimizi anlatamayız.’

Karar verdik, pazar günü etaba çıkmayacağız! Pilotum dedi ki, ‘Bolu, benim için çok kıymetli, tamam çıkmayalım ama kulüpe söyleyeceğim, çünkü onlar benim için çok kıymetli’. Çıktık odalarımıza ve yattık, pazar günü yarışmayacağız diye de rahatım, pazar sabahı saat 9 gibi pilotum aradı beni, açtım; ‘kulüple konuştum, çok ayıp olur dediler, çıkmamız lazım’ ve ekledi; ‘Ben, kahvaltıdayım, bekliyorum’. Yapacak bir şey yoktu, kalktım, kahvaltıya indim, sonrasında pazar günü etaba çıktık. Ama olan oldu fakat kötü bir niyet yoktu burada. Çıktık, yarışı 3’ncü sırada bitirdik ama bence, pilotum burada bir avantaj yaratmadı kendisine. O’nun benimle kopilot olarak yarışması da avantaj değil, aslında dezavantajdı. Herkes de biliyorduk ki, Baja’da en önemli şey kopilot. O da bilmez kopilotluğu ben de bilmem. Ben O’nun yanına bir etap bindim, oysa bilinir ki hayatta kimsenin yanına binmem. O’na 1-5-2 dakika ben kaybettirdim. Benim yanıma oturduğunda da O, yine kaybetti. Bu bir avantaj değil, dezavantaj oldu. Bu kadar dezavantajlı bir ortam neden bu kadar harlandı anlayamadım. Benim kasıtlı davranarak düşmanlı yaptığımı düşündüler. Aslında hiç böyle bir niyetim yoktu. Benim direksiyonla olmamdan dolayı bir de itiraz verildi.

Oysa, pilotumun parmağında gerçekten bir ödem vardı ve gitti rapor alarak komiserlere bu raporu sundu. Aslında cumartesi günü iki etaba da ben çıkabilirdim. Bir etap O çıktı, kalan üç etaba direksiyonda ben çıktım. Bu arada rapora inanmadılar, yarışta görevli federasyonun kendi doktoru muayene etti, üstüne hastaneyi aradılar, film istediler. Rapor olmasına rağmen, yarışabilir kararı verilmesi için çok uğraştılar. Tatsızlık bitsin diye kulüpten de herkes çok uğraştı ama doktorlar gerçekten onay vermediler. Bu karar alınamayınca da kural gereği pilotum direksiyona geçemedi. Ben, Bolu’ya giderek, ‘hep beraber eğleneceğiz, akşam makara yapacağız’ diye düşündüm ama geldiğime geleceğime pişman oldum, bir daha da gelmem ve bir daha da asla böyle bir şey olmaz. Burada bir hata yaptığımı görüyorum ama böyle algılanacağını hiç düşünmedim. Aklımın ucundan dahi geçmedi. De ki, bu yarışı kazandım, bunu anlarım ama bu kopilot ile çok zor. Evet, onlara dezavantaj ama benim oraya geldiğim pilot için de dezavantaj. Aynı arabaya binerek geldiğime de aynı şeyi yapmış oldum. Burada bir kötü niyetim olmadığı gibi, diğerlerine bir dezavantaj verdiğimi de düşünmüyorum.

Bu arada gerçekten tüm kopilotları tebrik ediyorum. Biz bir şey yapmıyoruz, işi onlar yapıyorlar. O yol notunu nasıl okuyorlar hayret ediyorum. Kimsenin kopilotlara bir şey deme hakkı yok, bence. Sağ koltuk da bana göre değil, zaten yapamayacağımı biliyordum. Bir de biz, finişe hep ‘şansa’ geldik. Ne ben O’na ne de O bana yol notu okuyabildik. Bir kaza yaşamadık belki ama çok yol kaybettik. Baja Bolu benim için çok kötüydü, geldiğime geleceğime pişman oldum. Bolu, her zaman Baja’yı güzel yapıyor ama benim için bu kez güzel değildi. Daha önce de dediğim gibi, bu sene yarışlarda yokum, önümüzdeki seneye ise bakacağız. Aklımda kalan tek şey, gittiğime çok pişman olduğum ve keşke gitmeseydim.”

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*